Bacaklarda kan pıhtısının 3 ana belirtisi

Kan pıhtıları hem iyi hem de kötü olabilir. Bazı durumlarda, kan damarlarında meydana gelen hasarı onarmaya yardımcı olur ve yaralanma veya kesilme gibi belirli durumlarda kişinin çok fazla kan kaybetmesini önler.

Sabit, hareketsiz pıhtılar herhangi bir zarar vermese de hareket etme olasılığı vardır ki bu çok tehlikeli ve endişe verici olabilir. Bunun dışında damarlarınızda bir kan pıhtısı oluştuğunda her zaman kendi kendine çözülmeyebilir ve hayati tehlike oluşturan bir durumu tetikleyebilir.

Kan pıhtılarının en ciddi etkilerinden biri, belirli durumlarda ölümcül olabilen Derin Ven Trombozu’dur (DVT). Önce DVT’nin ne olduğunu öğrenelim.

İstatistiklere göre, her gün 200’den fazla insan kan pıhtısı nedeniyle ölüyor. Kan ptıhıları her yaşta sorun teşkil edebiliyor.

Derin Ven Trombozu, trombüs olarak da bilinen bir kan pıhtısı, vücudunuzdaki bir veya daha fazla derin damarda, özellikle de bacaklarda oluştuğunda meydana gelir. Bir pozisyonda uzun saatler uyumanın veya otururken hiç hareket etmeden uyumanın olumsuz bir sonucu olarak ortaya çıkabilirler.

DVT teşhis edilmezse veya tedavi edilmezse acil duruma yol açabilir, hatta ciddi durumlarda ölüme neden olabilir. En büyük risk, pıhtının bir kısmının koparak akciğere veya beyne gitmesi ve ciddi hasara yol açarak ani ölümlere yol açmasıdır.

DERİN VEN TROMBOZUNUN 3 ANA BELİRTİSİ

DVT, bacağınızda yaşayabileceğiniz semptomlar yardımıyla tanımlanabilir. İşte dikkat etmeniz gereken bazı işaretler:

Tek Bacakta, Nadiren Her İki Bacakta da Şişlik ve Ağrı

Kişi DVT’den etkilendiğinde, etkilenen bacakta şişlik ve ağrı geliştirmesi muhtemeldir. Her iki bacakta da aynı şeyi yaşamak oldukça nadirdir. Bu yaygın bir semptomdur ve muhtemelen baldır veya uyluk olmak üzere bir bacağınızda zonklayıcı, kramp şeklinde bir ağrınız olabilir.

İltihaplanmadan Kaynaklanan Kızarıklık ve Sıcak Cilt

DVT, kırmızı veya renksiz cilde neden olabilir. Bunun nedeni bacak içinde meydana gelen iltihaplanma olabilir. Bacağın etrafındaki şişmiş veya ağrıyan etkilenen bölge ayrıca normalden daha sıcak olabilir.

Şişmiş, Dokunması Zor ve Ağrılı Damarlar

DVT ile ilişkili tüm sorunlara ek olarak, cilt yüzeyine yakın damarların normalden daha büyük olması ve dokunması çok zor ve ağrılı olması muhtemeldir.

DVT belirtilerini fark ettiğinizde hemen bir doktora başvurmak en iyisidir. Erken teşhisin daha ciddi komplikasyonları önleyebileceği göz önüne alındığında, derhal bir uzmana danışılmalıdır. Ayrıca, DVT ile ilişkili ciddi bir komplikasyon olan pulmoner emboli (PE) belirtileri veya semptomları geliştirirseniz, acil tıbbi yardım isteyin.

PIHTILARI ÖNLEMEK İÇİN BASİT İPUÇLARI

Trombotik olayları önlemek için egzersiz ve aktif kalmaya ek olarak, beslenme alışkanlıklarınıza dikkat etmek ve diyetinize bazı yiyecekleri dahil etmek kan pıhtılaşma riskinizi azaltmaya yardımcı olabilir.

Komplikasyonları önlemek için dengeli beslenmenin önemi ve sıklığı hakkında yıllardır konuşulmakta, bazı uzmanlar şunları önermektedir:

– Brokoli veya maydanoz gibi besinler C vitamini açısından zengindir, damar duvarlarının elastikiyetini koruyan elastin ve kolajen üretimini artırır.

– Kanın pıhtılaşmasını önlemeye yardımcı oldukları için ceviz, fındık veya badem gibi E vitamini içeren yiyecekler diyete dahil edilmelidir.

– Antitrombotik gıdalardan ikisi olduğu için sarımsak ve soğanı daha sık tüketin. Araştırmalar, sarımsak alımının kan pıhtılarının yok edilmesi üzerinde güçlü bir etkiye sahip olduğunu ve trombojenezin azalmasıyla ilgili olduğunu gösteriyor.

– Bazı araştırmalar, metioninde bulunan amino asit olan yüksek homosistein düzeylerinin kan pıhtıları geliştirmek için bir risk faktörü olabileceğini göstermiştir. Metionin balık, tavuk gibi proteinli gıdalarda bulunur. Uzmanlara göre homosisteini kontrol etmenin yollarından biri de ıspanak ve pazıda bulunan folik asit içeren yiyecekleri yemektir.

– Buna ek olarak, antikoagülanlarla tedavi edilen kişiler, K vitamini açısından zengin ürünleri tüketmekten kaçınmalıdır. Diyetteki K vitamini içeriği tedavinin etkinliğini engelleyebilir. Uzmanlar bu vitamini içeren gıdaların tüketimini yasaklamasalar da tüketildikleri porsiyonların kontrol altında tutulmasını önermektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir